Sedat Berke Özkök ve Hatice İrkin, Ege Life’a samimi açıklamalarda bulundu.
900

HATİCE İRKİN

1. Üç Harfliler filminde rol aldınız. Bir korku filminde oynamak nasıldı? Korku hissettiniz mi?

Korku hissetmedim. Daha önce hissetmediğim bir merak ve heyecan vardı içimde. Üç Harfliler, ilk sinema filmi projemdi. Aynı zamanda her projemde olduğu gibi hep daha fazla kendime ne kazandırabilirim sorusunun peşinde olduğum için muhteşem bir tecrübe oldu benim için. Her zaman sevdiğim ve keyif alarak çalıştığım projelerimin arasında yer alacağına eminim.   

2. Koyu bir Beşiktaş taraftarısınız. Beşiktaş sizin için ne anlama geliyor?

Tek kelime ile benim için hayatımın anlamı denebilir. Çok büyük ve tutkulu bir AŞK.

3. Genç yaşınıza rağmen sizi birçok projede görme fırsatımız oldu. Oyunculuk serüveninizden bahseder misiniz?

Aslında oyunculuk serüvenim hatırlamayacağım kadar küçük bir yaşta başladı. Üç yaşındaydım ajansa yazıldığımda. Annem çok istemiş. Yani serüvenimin mimarı annem diyebilirim. Sonrasında da bir aile dostumuzun ısrarı doğrultusunda ajansa kaydımı yaptırmışlar. Uzun yıllardır birçok farklı projede yer alma fırsatım oldu. Bu sayede de birçok usta ile aynı ortamı paylaştım. Benim için en büyük tecrübe, onlardan öğrendiklerim oldu. Ama tabi burada da öğrenmek bitmiyor. Derya deniz derler ya, bu sektör ve oyunculuk bence tam olarak böyle. Her fırsat bulduğumuzda kendimizi geliştirmeye devam ediyorum ve edeceğim de.                                                                            

SEDAT BERKE ÖZKÖK

1. Şu anda Kırık Hayatlar dizisinde rol alıyorsunuz. Daha önce sinema filminde ve tiyatro oyunlarında da rol aldınız. Siz bu projeleri oyunculuğunuz yönünden nasıl değerlendirirsiniz?

Oyunculuk adım adım ve yavaş yavaş ilerlemesi gerektiğini düşündüğüm bir meslek. İşinizi severek ve tutkuyla yapıyorsanız hem canlandırdığınız karaktere gayretinizi yansıtabilir hem birlikte rol aldığınız arkadaşlarınızı motive eder hem de sonunda izleyenlere o enerjiyi aktarmış olursunuz. Bunun yanında aldığınız eğitimler de asıl temelinizi oluşturur. Tümay Özokur Akademi’de donanımlı hocalarımızla birlikte bu temeli sağlam attığımı düşünüyorum. Elbette bir aktörün eğitimi asla bitmemeli, her an algıları açık, empati yeteneği yüksek, öğrenmeye aç ve günden güne kendini daha da geliştirmesi gerekir.

2.Daha önce bir filmde de yer aldınız. Dizi ile film oyunculuğu farkı üzerine neler söylemek istersiniz?

Sinema filmlerinde ön hazırlık süreci uzun olduğundan karakteri analiz etme, yorumlama, çok daha detaylı ve spesifik duygularla ele alınıyor. Dizi oyunculuğundaysa her ne kadar ön çalışma olsa da sinema kadar detaylı bir hazırlık süreci olmuyor. İkisinin de yeri ve kazanımları çok farklı.

3.Müzikle ilgilendiğinizi de öğrendik. Müziğin hayatınızdaki yerinden bahsedebilir misiniz?

Doğduğundan beri enstrüman çalmaya ve şarkı söylemeye istekli bir yapım vardı. Müziğin insanları bir araya getiren, iyileştiren ve aynı penceren bakmaya yönelten bir dili olduğunu düşünüyorum. Nereye gidersem gideyim gitarımı hep yanımda taşıyorum. Müziğin hayatımdaki yeri ve önemi bambaşka.

▪Ortak Sorular

4. Kırık Hayatlar dizisindeki rolleriniz nasıl gidiyor? Neler söylemek istersiniz?

Hatice İrkin: Öykü ile Hatice çok iyi anlaşıyorlar diyebilirim. Karakter yapılarını kıyasladığımda özdeşleştirdiğim birçok ortak nokta var. Açıkçası Öykü'yü çok sevdim ben. Tabii, Öykü de diğer karakterlerle bir araya gelince Öykü oluyor. Ortaya güzel bir şeyler koyabiliyorsak bu asla tek başına olmuyor. Ekranlarda izlediğinizden daha da güzel bir aileyiz biz kamera arkasında. Bu da tabii seyirciye yansıyor. Öykü ile yollarımız kesiştiği için çok mutluyum. 

Sedat Berke Özkök: Canlandırdığım Mert karakteri, Kocabey ailesinin sempatik, karizmatik, duygusal ve bir o kadar da cana yakın bir ferdi. Annesine çok düşkün, işine çok sahip çıkan ve Öykü’ye olan aşkı için her türlü zorluğa göğüs gerebilen bir karakter.

5.Kırık Hayatlar İzmir'de çekiliyor. İzmir'de olmak nasıl bir duygu?

Hatice İrkin: Ablam İzmir aşığıdır. O yüzden hep bir İzmir muhabbeti olurdu evde. Benim daha önce gitmeye fırsatım olmamıştı. Ailemden ilk kez ayrı kalacağım için aslında ilk başta biraz tedirgin olarak geldim buraya. İçimde farklı bir merak ve heyecan vardı İzmir'e karşı. Vakit geçirip alıştıkça daha çok sevdim. Özellikle de Urla, cennet gibi bir yer. Havaların soğumasıyla, tatil için gelenler şehirden gidince sanki doğanın ve denizin büyük bir kısmı bize kalmış gibi oldu. Resmen nefes aldığımı hissediyorum burada. İzmir, artık hayatımın bir parçası oldu ve anladığım kadarıyla vedalaşmak çok zor olacak.

Sedat Berke Özkök: Ben İzmir’e ilk kez geldim. Yeni bir şehir, yeni insanlar, farklı enerjiler… Bence asıl önemli olan bulunduğun yerden ziyade çevrendeki insanların medeni oluşları. O kadar şanşlıyız ki, çok doğru bir ekiple bir aradayız. Rejisinden yapımına yönetmenlerimizden oyunculara kadar çok kıymetli, takım oyunculuğunu bilen insanlarla çalışıyoruz. Bu sebeple de İzmir’de oluşumuz daha da keyifli bir hal alıyor.

6.Kendinize hangi oyuncuları örnek alıyorsunuz?

Hatice İrkin:  Son dönem oyuncularından Farah Zeynep Abdullah’ı ve Özge Özpirinçci’yi çok beğeniyorum. Beren Saat ve Doğa Rutkay’ı da atlamamalıyım kesinlikle. Doğal oluşları çok hoşuma gidiyor. Yabancı oyunculardan ise çok severek izlediğim Nicole Kidman ve Julia Roberts’ın isimlerini söyleyebilirim. Tabii malum daha birçok isim sayılabilir..

Sedat Berke Özkök: Çok çalışkan, işine sahip çıkan, her daim kendini geliştiren ve bir sonraki projesinde mutlaka farkedilir bir şekilde çıtasını yükselterek dikkat çeken bir oyuncu olduğunu düşündüğüm Aras Bulut İynemli derim.

7.Gelecek planlarınızı öğrenebilir miyiz?

Hatice İrkin: Oyunculuk kariyerime devam etmek istiyorum. Bu alanda geliştirebildiğim kadar kendimi geliştirmek ilk hedeflerimden biri. Mutlaka bir müzikalde yer almak istiyorum. Tüm bunların yanı sıra aşçılık mezunuyum.  Mutfağı bırakmak niyetinde de değilim. İzmir’i çok sevdim. Belki ileriki dönemlerde İzmir’de kendime ait bir yer açarım. Ancak oyunculuk, hayatımın her döneminde benimle olacak bunu çok iyi biliyorum.

Sedat Berke Özkök: Oyunculuğa başladığımdan itibaren azimle çalışıyorum ve yeteneğime de güveniyorum. Basamakları adım adım ve net bir şekilde tırmanıp kendimi geliştirmeye devam edeceğim. En iyi erkek oyuncu ödülünü alırken o kürsüde kendimi görmek istiyorum.